• Sevmeye ve Sevilmeye

    Uzun bir aradan sonra yine o akışı hissediyorum. İçimde kelimeler titriyor, kıpırdanıyor; onları susturan her mantıklı gerekçeyi zorluyorlar ve “Bizi gün yüzüne çıkar!” diyerek bağırıyorlar.Artık bu dakikalarda kalemimin kontrolünü kaybediyorum. Hepimize sevgi taşıması temennisiyle… Sevmek, sanırım dünya üzerinde en saf, en masum, belki de en gerçek duygudur.Hep sevilme kaygısı taşıdığımdan…

    Devamını oku: Sevmeye ve Sevilmeye
  • Biyolojik Aristokrasi: Yeni Dönemin Burjuvalaşması mı? Gıda, İklim ve Sonsuz Gençlik Arasında Bir Distopya

    Biyolojik aristokrasi terimini ilk duyduğunuzda, aklınıza eski zamanların “mavi kanlı” asilleri, dükleri ve kontları gelmesi çok doğal. Ancak bu terim, çok daha güncel ve rahatsız edici bir gerçeği işaret ediyor olabilir. Biyoteknoloji ve genetik bilginin, toplumda yeni ve yıkıcı bir sınıf ayrımı yaratma potansiyeli. Bu, bir nevi, tarihteki burjuva sınıfının…

    Devamını oku: Biyolojik Aristokrasi: Yeni Dönemin Burjuvalaşması mı? Gıda, İklim ve Sonsuz Gençlik Arasında Bir Distopya
  • Otuzlara

    İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip, minik bir kafenin ıssız bir köşesinde kaleme alıyorum, bu yazıyı. Boğaz’ın suları hırçın bugün,  dalgalar bembeyaz köpüklere dönüşerek kırılıyor .Ne zaman başımı kaldırsam bir gemi geçiyor usulca.Ne garip ki otuzlarımı karşılıyorum bugün. Her hangi bir güne uyanır gibi uyansam da bambaşka bir dönüm noktasında…

    Devamını oku: Otuzlara
  • Kafesteki Kuş : Özgürlükten Kaçış

    İnsan her zaman özgürleşmekten bahsedip durur. Özgürleşmek istediğini, özgürlüğüne engel olanlara nasıl da sinir olduğunu anlatır. Kendini kafesteki bir kuş gibi anlatır. O kendini bir kartal, atmaca, şahin gibi bir kuş olarak düşünür. Kafese girmemelidir, kafeste kalmamalıdır. Bir açılsa kilidi, aslında neler yapacaktır, nasıl da uçacaktır, nerelere gidecektir de kafesi…

    Devamını oku: Kafesteki Kuş : Özgürlükten Kaçış
  • Kararlara

    İnsan olmak meğer seçim yapmaktan ibaretmiş.Hayat beni daima iki seçenek arasında bırakıyor ve eğilip kulağıma “Hangisini seçiyorsun?”diye fısıldıyor. O an kulaklarımdan bedenime yayılan soğuğun tarifini size yapabilmem mümkün değil.  Bir yanım elde ettiğim şeylerin güzelliği ile mutluyken bir yanım seçmediğim yönde kalan olasılıkların acısını taşıyor. Damarlarımda hep acabalar dolaşıyor ……

    Devamını oku: Kararlara
  • Zamana

    Zamana seslenmek benim gibi birine düşer mi , bilmiyorum. Ama koca bir seneyi sanki dün başlamışız gibi sona erdirirken, birseyler söylemeliyim. “Ey zaman, sana güven olmaz bilirim. Mutlu anlarda hızla geçer, sıkı sıkı tutsam da bitersin. Hüzünlü anlarımda ağdalaşır, balçıklaşır akmazsın . Sen donuklaşınca ben saatleri takvimleri yok etmek isterim,…

    Devamını oku: Zamana
  • Ölüme

    Dünya üzerinde şükredecek çok fazla şey var ama hakkı en az teslim edilen, ölüm! Hiç ona yaklaştınız mı ya da hiç karşı karşıya kaldınız mı? Bilmiyorum. Ama bunu tecrübe etmiş insanların bambaşka bir hale büründüğünü biliyorum.Ben bir çeşit simülasyonunu yaşadım. Yarın için birçok planım varken bir anda duvarlar arasına gömüldüm.…

    Devamını oku: Ölüme
  • Yalnızlığa

    Yalnızlık insanlığın şartıdır. Bizler yalnızız. Asla bizimle birebir aynı acıları aynı sevinçleri taşıyan kimse yok. Bizimle aynı yolu aynı ayakkabılarla yürüyen kimse yok. Hep bir ve biricik deneyimlerle bezeli hayatımız. Ondandır anlaşılmaya hasret kalışımız. Sanırım “anlaşılmak” bir cennet nimeti olarak sonsuz aleme saklandı. Şükür ki anlamaya çalışan insanlar var ;…

    Devamını oku: Yalnızlığa
  • Yolculuğa

    Yolculuk hep bir arayışla başlar. Huzur arayışı, ilim arayışı, aşk arayışı… Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri’nin belirttiği gibi: “Hakikat aramakla bulunmaz ancak bulanlar hep arayanlardır.” Ondan olsa gerek yolda olmak kutsaldır.Kutsal metinlerdeki anlatılarda hep bir göç vardır, yollara düşmek vardır.O zaman bu hayatta ne arıyorsam onun için yollara düşmüş olmam gerek.Ev ve…

    Devamını oku: Yolculuğa
  • Gün Tabağı ve Sosyal Medya

    Son zamanlarda birçok insanın ‘gün tabağı’ özlemi çektiğini gözlemliyorum. Aslına bakarsanız onlardan biri de benim. Şimdilerde pek yaygın olmasa da internet, telefon çağının henüz pek başlamadığı 2000li yılların başında kadınların gün toplantıları vardı. Bu toplantıların günümüzde yerini ne aldı derseniz belki sosyal medya diyebilirim. Bunu yazının devamında tekrar konuşacağız. Peki…

    Devamını oku: Gün Tabağı ve Sosyal Medya