GRAMMY Awards’ın aday ve kazananlarını belirleyen isimlerden biri artık bir Türk kadın besteci: Büşra Kayıkçı.

Evet, yanlış duymadınız. Büşra Kayıkçı, Besteci Toygar Işıklı ile birlikte Recording Academy’nin (GRAMMY Awards) Oy Veren Üyesi (Voting Member) olarak kabul edildi. Bu, Grammy ödülü kazandığı anlamına gelmiyor; ancak dünyanın en prestijli müzik ödüllerinin adaylarını ve kazananlarını belirleyen uluslararası müzik profesyonelleri arasında yer aldığı anlamına geliyor.
Bu haberi okuduğumda aklıma ilk gelen şey ise şu oldu…Beni bir süredir okuyanlar bilir. Kadınların başarı hikâyelerine karşı ayrı bir ilgim var. Bunun nedenini tam olarak açıklayamıyorum ama onların yola çıkış cesaretini, karşılaştıkları engelleri ve tüm bunlara rağmen vazgeçmeyişlerini dinlemeyi gerçekten çok seviyorum.
Belki de en çok hoşuma giden şey, başarılarının yalnızca ulaştıkları noktadan ibaret olmaması. Asıl ilham veren, o noktaya gelene kadar verdikleri mücadele, düştükleri yerden yeniden kalkmaları ve her adımda kendilerinden sonra gelecek kadınlara görünmez bir yol açmaları.
İnsan, böyle hikâyelerle karşılaşınca kendi hayallerine de biraz daha sıkı tutunuyor degil mi? “Ben de yapabilirim.” duygusunu sessizce insanın içine bırakıyor.
Bu yüzden Büşra Kayıkçı gibi üretmeye, hayal etmeye ve kendi sesini dünyaya duyurmaya cesaret eden kadınların hikâyelerinin çok daha fazla insana ulaşmasını tüm kalbimle diliyorum. Belki bir kişinin bile yolunu az da olsa aydınlatır. Bazen tek bir hikâye, bir hayatın yönünü değiştirmeye gerçekten de yeter. Bu blog sayfamda kendisine iki ayrı yazıyla yer vermiş olmam da bunun küçük ama samimi bir göstergesi.
Diğer yazımı aşağıya bırakıyorum.
Büşra Kayıkçı’nın müziğini dinlediğimde, bir piyanonun yalnızca notalardan ibaret olmadığını hissediyorum. Sanki her parçasında sessiz bir oda, yarım kalmış bir düşünce ya da insanın uzun zamandır adını koyamadığı bir duygu var. Müziği gösterişli olmaya çalışmıyor; aksine yavaşça yaklaşıyor, yanınıza oturuyor ve sizi kendi iç dünyanızla baş başa bırakıyor.
Onu farklı kılan şeylerden biri, müziğe yalnızca bir besteci gibi değil, aynı zamanda bir tasarımcı gibi yaklaşması. İç mimarlık eğitiminin izleri eserlerinde açıkça hissediliyor. Melodiler bir duvar gibi yükseliyor, sessizlikler odalar arasında bırakılan boşluklara dönüşüyor. Her parça, içinde gezinebileceğiniz görünmez bir mekân kuruyor.
Güçlü bir sadelik var. Çok fazla ses kullanmadan çok şey anlatabiliyor. Bazen birkaç nota, uzun bir cümleden daha etkili olabiliyor. Dinlerken insanın zihni yavaşlıyor, gürültü biraz olsun uzaklaşıyor. Belki de onun müziğinin en güzel tarafı bu. Bize sürekli bir şey anlatmaya çalışmak yerine, kendi duygularımızı duyabileceğimiz bir alan açması.
Sanat yolculuğunda farklı disiplinleri bir araya getirmesi de oldukça ilham verici. Piyano, mimari, görsel sanatlar ve kişisel hafıza onun eserlerinde birbirine karışıyor. Bu yüzden yaptığı müzik yalnızca dinlenen değil, aynı zamanda hissedilen ve hayal edilen bir şeye dönüşüyor.
Büşra Kayıkçı’nın eserlerini dinlerken bazen geçmişte bıraktığınız bir yeri, bazen uzun zamandır görmediğiniz birini, bazen de yalnızca kendinizi hatırlıyorsunuz. Müziği büyük sözler söylemeden derin izler bırakıyor. Belki de gerçek sanat tam olarak budur: İnsan farkına varmadan kalbine dokunmak.
Peki Büşra Kayıkçı’yı bu kadar özel yapan ne?
Öne çıkan başarıları
- Warner Music Group’un klasik müzik etiketi Warner Classics ile özel kayıt anlaşması imzaladı.
- Dünyanın en prestijli klasik müzik şirketlerinden Deutsche Grammophon’un Project XII projesine seçilen ilk Türk sanatçılardan biri oldu.
- “Bring the Light” adlı eseri, 2021 yılında Deutsche Grammophon etiketiyle yayımlandı. Bu çalışma, uluslararası kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
- Londra, Berlin, Edinburgh, Tokyo ve Avrupa’nın birçok önemli konser salonunda sahne aldı.
- Müziği, dünyanın en büyük dijital müzik platformlarının editoryal klasik müzik listelerinde yer aldı.
Albümleri ve EP’leri
- Eskizler (2019) – İlk solo piyano albümü.
- Places (2023) – Warner Classics etiketiyle yayımlanan uluslararası çıkış albümü.
- Weaving (2025) – Anadolu’nun dokuma kültüründen ilham alan konsept EP.
Öne çıkan eserleri
- Bring the Light
- Old Friend
- Fernweh
- Hagia Sophia
- Places
- Quba
- Tribute to Egyptian Song
- The Middle
- Shadows
- Bird
- Dragon
- Chest
- Fertility
- Loom (Intro)
- Doğum
- Yol
- Tuna
- Falâd
- Kuledibi No. 1
Belki de en etkileyici tarafı, tüm bunları popüler olana benzemeye çalışmadan, tamamen kendine ait bir müzik dili oluşturarak başarmış olması. Bence gerçek başarı tam da burada başlıyor.
Kendin olarak dünyaya ulaşabilmek….
Kaynakça
- Büşra Kayıkçı – Resmî Web Sitesi
https://www.busrakayikci.com - Warner Classics – Büşra Kayıkçı Sanatçı Profili
https://www.warnerclassics.com/artist/busra-kayikci - Warner Classics – Places Albümü
https://www.warnerclassics.com/release/places - Warner Classics – Weaving EP
https://www.warnerclassics.com/release/weaving - Deutsche Grammophon – Project XII: Büşra Kayıkçı
https://www.deutschegrammophon.com/en/projects/twelve/news/project-xii-buera-kaykc-bring-the-light-262799 - ARTE Concert – Piano Day: Büşra Kayıkçı
https://www.arte.tv/en/videos/124004-003-A/buesra-kayikci/ - İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) – İstanbul Caz Festivali Sanatçı Profili
https://caz.iksv.org - Apple Music Classical – Büşra Kayıkçı Sanatçı Sayfası
https://classical.music.apple.com - Spotify – Büşra Kayıkçı Resmî Sanatçı Sayfası
https://open.spotify.com/artist/0iOvtl1pydfRgGpJWOOP8E

Yorum bırakın