
İyilik bir tercihtir, direniştir ve biraz da başkaldırıdır. İyiler ve iyi kalanlar bunun için direnir. Kötü olmak, duygularının yoğun akışına teslim olmak, öfkeni özgürce kusmak, nefretini yansıtmak daha kolay daha konforludur.
Evlatlarını kendinden koparanlara, dua eden insanlar tanıdım. Yüce yürekli kadınlar… Şimdi sorarım size hangisi daha kolay “Allah belanızı versin!” demek mi? “Allah’ım merhamet et!” demek mi?
İyi insanlar yanarak kıvam alır. O kadar canları yanmıştır ki insan olanın hissettiği her duygunun, her türlü acısını yudumlamıştır. Ve yabancı bir insanla göz göze geldiğinde , o gözlerdeki acı iliklerine kadar tanıdıktır. Böylece yapışır yakasına merhamet… “Yapma!” der “Ne kadar zorlandığını en iyi sen bilirsin, kızma ona!” der. Kızamaz, iyi insan.
Sen çok iyisin, diyorsanız birine emin olun hayatı hiç kolay olmamıştır.
Ondandır belki bir kitabi elime aldığımda ilk işim yazarın özgeçmisini okumak olur. Orda bir şey ararım belki tanıdık bir iz, belki hayran kalınacak bir yara…
Hayat size de iyi olabilmeniz için fırsatlar sunar. Ateşe ve acıya sinenizi açın, başka türlü iyilik sizin olmaz. Ama şunun altını çizmeliyim; sineniz gayba imanla dolu olmalı ! Aksi taktirde o acı, canavarınızı besler. Evet, canavarınız dedim. Hepimiz birer canavarız! İçimizde sivri dişleri, keskin pençeleri ; kana ve ete susamış bir canavar var. Ve her birerlerimiz istersek kötü olabiliriz, hem de çok kötü… Ama iyi olanlarımız bunu yapmamayı seçiyor ve canavarlarına direniyor.
Canavarınızın gücü, kişiliğinize saygınızı arttırsın. Unutmayın asıl iyi ve merhametli olan, elinde imkan varken bunu intikam için kullanmayan insanlardır. Ben
Allah zaferi insanlar arasında dolaştırır tıpkı acıyı ve ateşi dolaştırdığı gibi…
Daima aynı soruya muhattap olduğumuzu unutmamamız gerekir. Zafer ve malubiyet, hepsin de aynı soru: ” İyiliği tercih edecek misin?”
İyilik görecelidir diyenlerimiz olabilir. Aslın da bunun çok basit bir çözümü var. Sadece iki şey lazım; bir adet el ve temiz bir vicdan. Elinizi vicdanınıza koyduğunuz da gösterdiği yön sizi iyiliğe ulaştıracak yoldur. Bu yolu tercih ettiğiniz de genel olarak ağlama ihtiyacı duyarsınız. Çünkü bir miktar fedakârlık gerektirir.
Şu Dünya üzerinde ki herşey (kendimiz de dahil) yok olup gidecekse asıl önemli olan ölümsüz ruhumuz ve inancımız değil midir? O halde dünyalık herşey ruhumuzun özgürlüğü için feda edilmeye değerdir.
Ruhumuzu parlatan tek şey de İYİLİKTİR.
O halde;
İyiliği kucaklayabilen her kula derin bir minnetle…
Yazar: Aybüke Şimşek
Fotoğraf: Ayşe Feyza Çelik



aybüke için bir cevap yazın Cevabı iptal et