
Merhaba sevgili okur! Yeni okurlar varsa aramızda, lütfen diğer yazılarımı da inceleyin. Evet, uzun bir aranın ardından yine buradayım! Aslında zaman zaman ara verdiğimi beni sürekli takip edenler bilir. Ara verdiğimde bazı insanların ‘acaba tamamen gidiyor mu, bir daha dönmeyecek mi, bir daha yazmayacak mı, bir daha fotoğraflar paylaşmayacak mı’ gibi şeyler düşündüğünü tahmin ediyorum. Ancak hayır, tamamen gitmiyorum. Sadece mola vermem gerektiğini hissettiğimde mola veriyorum. Ara vermekle ilgili kiminiz şöyle diyor olabilir : ‘Ya takipçi kaybedersem? Ya sosyal medya hesaplarımda etkileşim azalırsa? Ya geri döndüğümde eskisi gibi etkileşim olmazsa? Ya insanlar beni unutursa?’ Evet bu ihtimallerin hepsi olabilir. Ancak takipçi kaybetseniz bile muhtemelen sadık bir takipçi kitleniz hala sizi takip etmeye devam edecektir. Burada mola vermenin size katacağı ve sizden götüreceği şeyleri kendi tartılarınızda iyice tartmanız gerekiyor. Kendime gelince ben mola vermeden devam edersem bir gün giderek birikmiş tüm molalarımı birden kullanacağımı düşündüğüm için ‘şimdi mola vermen gerekiyor’ hissi geldiği anda sakin ve sessizce mola veriyorum. Çünkü ruh sağlığımı önemsiyorum. Ve ruh sağlığım için yaptığım şeyler gerçek dostlarımla ilişkilerimi bozmayacaktır. Ayrıca insan olduğumu hissetmek için de mola veriyorum. Nasıl yani diyeceksiniz? Şöyle ki insan sürekli olarak yenilenen, değişen bir varlıktır. Keza dünya da zaman da öyle! İnsan bir robot gibi asla değişmeyen bir düzen içerisine hapsedilemez. İnsan her gün aynı işleri aynı şekilde aynı hislerle aynı düşüncelerle yapamaz. İlla bir şeyler hep farklı olacaktır. Değişmenin ritmine uymak ve bazen hissettiğimiz yorulmalar, bıkmalar, dinlenmeyi isteme gibi duygulara da hayatımızda bir şekilde yer vermek bizi insan yapar. Değişen şartlara rağmen hiç değişmeden aynı işleri aynı şekilde devam ettirmeyi ancak robottan bekleyebiliriz. Ancak bugün gelişen teknoloji sayesinde robotların bile duyguları var! Robotlar bile yapmak istemedikleri şeyleri reddedebiliyor, ertleyebiliyorsa biz kendimize sürekli aynı düzeni devam ettirmek konusunda çok yüklenmiş olmuyor muyuz?
Sürekli aynı şeyleri aynı şekilde yapmanın insanın değişken, kararsız, duygusal doğasına aykırı olduğunu biliyoruz. Sürekli aynı işleri aynı tempoda yaparsak bir gün gelir ve o işi yapmaktan artık bir heyecan, mutluluk duymamaya, bıkmaya hatta nefret etmeye başlarız. Rutinleşen şeyler insanı, mutluluk çemberinden çıkarmaya başlar. Biraz ara vermek ise heyecan, merak, yenilik gibi çeşitli duyguları yeniden hissetmenizi sağlar. Eğer duygusal olarak canlı hissetmek ve yaptığınız işlerden keyif almak istiyorsanız biraz ara vermenizi öneriyorum. Rutinlerin öldürücü etkilerinden kendimizi küçük molalar vererek koruyabiliriz. Rutinler ruhumuzdaki heyecanı, merakı öldürmesin ki robotlaşmayalım, değil mi?
Bazen sosyal medyada ya da yüz yüze tanıdığım çevremde açıkça bir mola ihtiyacı duymasına rağmen kendi iç sesini dinlemeyen ve içinden gelmediği halde işlerine devam etmeye çalışan insanların ; yaptığı işi ya da hobiyi bir gün birdenbire tamamen bıraktıklarını görüyorum. Eğer bu kişiler sosyal medyada tanıştığım ve paylaştıkları ya da yaptıkları çalışmaları, kişiliklerini beğendiğim insanlar ise açıkçası bu değerli insanları bir daha göremeyeceğimi düşünmek beni üzüyor. Yine de onlara mutluluk dileyerek veda ediyorum. İşini, hobisini, sosyal medyayı tamamen bırakmak isteyen insanlara ne demek isterdim diye düşündüğümde şunları demek isterdim ;
1. Şu an ne hissettiğini anlıyorum ve biraz dinlenmek, herkesten uzaklaşmak normal.
2. Mola verdiğinde mutlaka senin geri dönmeni bekleyen en az bir insan olacaktır.
3. Tamamen bırakıp gitmek seni seven, çalışmalarını seven insanlar için istenmeyen acı bir ayrılık olabilir. İnsanız. İster yüz yüze ister sanal ortamda tanışalım; hepimiz insanız. Duygusal bağlar kuruyoruz. Bu bağları sonlandırmak için de zamana ihtiyacımız var. Birdenbire birinin yok olduğunu görmek geride kalanlar için ne kadar üzücü.
4. Belki de birikmiş molalarının çıkardığı bir krizle karşı karşıyasın. Kesin bir karar vermeden önce sakince düşün ve kendine yeniden başlamak için dinlenme izni ver. Belki bir süre sonra gerçekten seni gitmekten, yaptığın çalışmaları, tanıştığın insanları terk etmekten alıkoyacak bir şey bulacaksın.
5. Yalnız değilsin. Tanıdığın ya da tanımadığın az bir kişi seninle benzer hisleri paylaşıyor.
6. Dinlenip yeniden işlerine dönen insanların yaratıcılığı da tazeleniyor ve bu çalışmalarına bir şekilde yansıyor. Fotoğraf, video, yazı, resim.. Zaman zaman ara vererek yaratıcılığınızı dolayısıyla sanatınızı besleyebilirsiniz. Moladan sonraki seni merak etmez misin?
7. Her şeye rağmen tamamen gitmek de bir seçenek. Ve bu da normal. Gerçekten hissettiğin buysa bunu yapmak da iyi olabilir. Kendi duygularını en iyi sen bilirsin sevgili okur. Yine de bir kez daha bunları da düşün istedim.
Evet, ara verip dönmemin getirdiği etkiler benim yazıma da yansımış sanki. Yeniden bu yazı vesilesiyle beni molalarımdan sonra sıcak bir tebessümle ve tatlı sözlerle karşılayan insanlara içtenlikle teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Yaptığım şeyleri tamamen bırakma fikrinden vazgeçmemi sağlayan güzel sebeplerden biri sizsiniz. Bugüne dek birçok kez ara verip döndüm ancak bu konu hakkında hiç yazmamıştım. Bu ilk oldu. Belki mola verme konusuna başka bir açıdan baktığımız başka bir yazıda yeniden görüşürüz. Sevgiler okur.
Fotoğraf & Yazar : Hacer Çinçik
#mola #breaktime #writing #writer #socialmedia #sosyalmedya #aravermek #yazı #yazar #hobi #ruhsağlığı #psikoloji #photography #cat #kedi #fotoğraf




Hacer ÇİNÇİK için bir cevap yazın Cevabı iptal et