-
Continue reading →: Kişisel Gelişim Pazarlayan Toplumsal GelişimcilerKişisel gelişim hakkında ne düşünüyorsunuz? Sosyal medyada ya da piyasada satılan kitaplara baktığımda ‘kişisel gelişim’ üzerine çokça konuşuluyormuş gibi gözüküyor. Acaba gerçekten gözüktüğü gibi mi? Gerçekten kişisel gelişime dair mi konuşuluyor yoksa başka şeyler hakkında konuşarak insanların ‘kişisel gelişim’ merakı üzerinden bir ticaret mi yürütülüyor? Kişisel gelişime önem vermek ve…
-
Continue reading →: SESSİZLİKMerhaba sevgili okur. Bugünlerde kış mevsimi birçok yer için devam ederken Türkiye’nin güneyindeki Çukurova topraklarında ilkbahar kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Uyuyan topraklar uyanıyor, kuşlar göç ediyor, havalar ılıyor, eriyen kar suları nehirleri yeniden yükseltiyor. İlkbaharı bu yıl da yeniden karşılayabildiğim için mutluyum. Gördüğünüz bu fotoğrafı 2020’de fotoğraflamıştım. Bu fotoğrafta 2020’deyken…
-
Continue reading →: Ölümden Sonraki Hayat : RüyaHer gün yaptığımız yaşamsal bir aktivite : uyku. Günde altı saat uyuduğunuzda hayatınızın dörtte birini uykuda geçirmiş oluyorsunuz. Böyle söyleyince altı saat bile uyumak için fazlaymış gibi geliyor. Ancak genellikle altı saatten fazla uyuyoruz ya da fırsatımız olursa uyumak istiyoruz. Fiziksel olarak yorulmanın yanında psikolojik olarak yorgun olmak, ruh sağlığımız…
-
Continue reading →: Pamuk Gibi HayatlarPamuk gibi beyaz, pamuk gibi temiz, pamuk gibi saf, pamuk gibi yumuşak, pamuk gibi bulutlar… Pamuğa dair birçok benzetme yapılır. Ancak araştırdığıma göre pamuk ile hayat arasında bir benzetme yapılmamış gibi duruyor. O yüzden bu yazıda pamuk ile hayat arasındaki bağlantıları ele alacağım. Saf bir selüloz kaynağı olan pamuk, lifi…
-
Continue reading →: Yeni Sosyal Ortamımız : Süpermarketler!Dünya ülkeleri Covid-19 ile zorlu bir mücadele vermeye devam ediyor. Henüz normal hayatımıza, pardon eski hayatımıza dönemedik. Yeni normalimiz, Covid-19 etrafında şekilleniyor. Ancak biz Covid-19 öncesini yani Covid-19 öncesinde yapabildiklerimizi epey özlüyoruz. İnsanlar çağlar boyunca her şeylerini kaybetme pahasına da olsa özgürlüklerinden asla vazgeçmemişlerdir. Özgürlük için nice isyanlar çıkarılmış, kavgalar…
-
Continue reading →: "Eğer…?"Son zamanlarda kaç kez “Eğer şöyle olsaydı / olmasaydı…” diye iç geçirdiniz? Ne kadar sıklıkla bu sonu gelmez düşüncelere kapılıyorsunuz? Eğer sıklıkla bu şekilde düşünüyorsanız bu yazı sizin için. Geçenlerde izlediğim bir dizide şöyle bir cümle geçti : “Eğer diye bir şey yoktur. Var olanlara bakmalı, var olanları değerlendirmeliyiz.” Bu…
-
Continue reading →: Çiçek Açmaya Cesaret EdinAdana için ilkbaharın gelmesi demek turunçgillerin çiçek açması ve şehri güzel kokuların sarması demektir. Fotoğraftaki limon çiçeğine ve gerideki tomurcuklara bir bakın! Her biri çiçek açtığında hava kimbilir ne kadar güzel kokularla kaplanacak! İnsan bazen bir çiçek gibidir. Bir yeniliği başlatıp değişmeden önceki hali çiçeğin tomurcuk hali gibidir. Tomurcukları açabilirse…
-
Continue reading →: Dipten Göklere YolculukÇiçeklerin o yumuşak, güzel ve renkli yapraklarına bir bakın! Sarı, tıpkı Güneş! Bu çiçekler kıskançlık duyulacak kadar çok güzel, değil mi? Bugün kıskanılan çiçeklerin yolculuğundan bahsedeceğim. Çiçeklerin dönüşüm geçirmeden önceki ilkel hali yani tohum, bahçeye çıkarıldığı için mutluydu. Öncesi ve sonrası yokmuşçasına mutluydu. Çünkü çiçekçide beklerken çiçeklerden duyduğu güneşi, rüzgarı,…
-
Continue reading →: Tırşık : Zehirden Şifaya YolculukTırşık Çorbası ; senede bir kez yediğim bir yemektir. Güçlü bir antioksidan kaynağı, doğal ateş düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici, sindirim sistemini destekleyici vs saymakla bitmez faydaları vardır. Akdeniz ikliminde kendi kendine yetişen ve özellikle Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş civarında görülen yabani bir bitkidir. Yerel halklar çeşitli isimler verdiğinden hem yemeğin hem…
-
Continue reading →: KUMUN MANİFESTOSU-2
Not: Bu yazının ilk bölümü olan https://zamerais.blogspot.com/2021/01/kumun-manifestosu-1.html in okunması yazar tarafından tavsiye edilmektedir. Sekhet gülümsemesiyle koşarak eve girdi, ardındansa Lector. Manus yemekleri hazırlarken Sekhet ve Lector masaya çoktan geçmiş ve havadan sudan konuşmaya başlamışlardı. Koyu sohbetin arasından Sekhet konuşmaya şöyle devam etti. “Yolda gelirken bir dilenciye denk geldim. Çantamda biraz yiyecek vardı…